• Zayıflatıcı Çay Yararları ve Zayıflatan Çay Demleme
  • Gece yemek yeme alışkanlığı
  • Uykusuzluk Sorunundan Nasıl Kurtulurum?
  • Evde Hazırlayacağınız Doğal Peeling Tarifi.
  • Zayıflatıcı Çay Yararları ve Zayıflatan Çay Demleme
  • Gece yemek yeme alışkanlığı
  • Uykusuzluk Sorunundan Nasıl Kurtulurum?
  • Evde Hazırlayacağınız Doğal Peeling Tarifi.
  • Zayıflatıcı Çay Yararları ve Zayıflatan Çay Demleme
  • Gece yemek yeme alışkanlığı
  • Uykusuzluk Sorunundan Nasıl Kurtulurum?
  • Evde Hazırlayacağınız Doğal Peeling Tarifi.

İftarda bu içeceklerden uzak durun!

İftarda bu içeceklerden uzak durun!

Buz gibi bir kola ya da gazoz sıcak iftar akşamlarında sofraların vazgeçilmezlerindedir. Serinlemek ya da susuzluğu gidermek için tüketilen bu içecekler, aslında vücutta su kaybına neden olan en önemli etkenlerden biridir. Uz. Dr. Duygu İbrişim, Ramazan’da asitli içeceklerin neden olabileceği zararlar hakkında bilgi verdi.

Vücudunuz susuz kalmasın

Serinlemek amacıyla için bu tür gazlı ve asitli içecekler sanıldığının aksine içerdikleri yüksek tuz-şeker ve katkı maddeleri ile vücudun yeterli suyu alamamasına aksine susuz kalmasına neden olmaktadır

Mide ve bağırsak problemlerine dikkat!

Ramazan’da uzun saatler aç ve susuz kalınmaktadır. İftarda birden yenen yemeğe asitli içecekler de eklendiğinde hastalık için davetiye çıkarılmış olur. Asitli ve gazlı özellikte olmaları sebebiyle sağlıklı kişilerde bile mide ve bağırsak problemlerine neden olabilir. Bunun yanı sıra; özellikle gastrit, reflü, ülser ve kronik bağırsak hastalarında ise altta yatan hastalığın alevlenmesini tetikleyebilirler.

Ülser kapınızı çalmasın

Midede yanma, ekşime,  karın ağrısı, karında şişkinlik, gaz, bağırsak hareketlerinde artma veya azalma en sık görülen etkilerdir. Sindirim sisteminin iç yüzeyini döşeyen ve mukoza olarak isimlendirdiğimiz örtücü tabakada tahriş ve yaralar (ülser) oluşturabilirler.  Özellikle geçmişte veya aktif sindirim sistemi hastalığı olanlarda, kan sulandırıcı ve sindirim sistemi için irrite edici ilaçları kullananlarda ve yoğun alkol alan kişilerde olumsuz etkileri daha belirgin olur. Bu etkiler mide-bağırsak kanamaları gibi ciddi tablolar şeklinde olabilir.  

Asitli içecek tüketimi kilo alımına neden olabilir

Yüksek şeker içerikleri nedeniyle önemli bir kalori kaynağı olan bu içecekler insülin direnci ve obeziteyi kolaylaştırır. Daha çocukluk çağında bu alışkanlığın başlaması genellikle ileriki dönemde artarak devam ederek, obezite ve buna bağlı diyabet, kalp-damar ve karaciğer hastalıklarına erkenden davetiye çıkarılması demektir. Asitli ve gazlı içeceklerin içerdikleri katkı maddeleri sebebiyle uzun süreli ve sık tüketildiğinde toksik ve kanserojen etkiler oluşturabilirler.

Unutulmamalıdır ki; en iyi içecek “Su”dur

Serinleme ve susuzluğu gidermek için tercih edilmesi gereken en sağlıklı içecek sudur. Yaz döneminde günde en az 2 litre su tüketilmesine özen gösterilmelidir. Sıvı açığının yerine konması ve böbrekler tarafından toksik maddelerin uzaklaştırılması ancak bu şekilde olabilir. Taze sebze ve meyveler içerdikleri vitamin ve mineralden zengin özsuları ile rahatlatıcı, antioksidan özellikte ve susuzluğu gidermede yararlıdır. Doğal lif ve posaları bağırsakların daha düzenli çalışmasını ve kan şekerinin daha sağlıklı seyretmesini kolaylaştırırlar.

Devamını oku »

Konu Hakkındaki Gelen Aramalar:

sındırım sıstemı organları,sindirim sistemi,5 sınıf sindirim organları,7 sınıf sindirim sistemi

Karbonhidrat Olmadan Diyet Olmaz!

Karbonhidrat Olmadan Diyet Olmaz!

karbonhidrat diyet
ABD’li diyetisyenler, zayıflamak için uygulanan diyet formüllerinin çoğunluğunun ‘çok protein az karbonhidrat’ tavsiyesi sunduğunu, ancak karbonhidratın az olduğu bir diyetin sağlıksız olduğunu açıkladılar. Uzmanlar, karbonhidratın, sinir sisteminin adeta ‘yakıtı’ olduğunu ve karbonhidratsız bir beslenmenin sinir sisteminin sağlıklı işlemesini engelleyeceğini belirtiyorlar.

Amerikan ‘CBS’ televizyonunda yer alan habere göre, Amerikan Diyetisyenler Birliği’nde görevli uzmanlar, amacına uygun ve profesyonel olan diyetlerde mutlaka karbonhidratın da önemli yer tutması gerektiğinin altını çiziyorlar. Dengeli bir öğünün diyetin anahtarı olması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, sadece protein alarak vücudun yeterli derecede beslenmediğini, gerek sinir, gerekse sindirim sistemi için karbonhidrat içeren yiyeceklerin de ölçülü bir şekilde tüketilmesinin şart olduğuna değiniyorlar. Uzmanlar, aşırı miktarda tüketilen karbonhidratın da, aşırı olarak tüketilen her şey gibi vücuda zararı olduğunu ifade ederken, sağlıklı bir insanın günde en az 2 bin kaloriye ihtiyacı olduğunu ve bunun en az yarısının karbonhidratlı besinlerden elde edilmesi gerektiğini vurguluyor. Günde en fazla 250 gram karbonhidratın yeterli olabileceğini vurgulayan uzmanların, dengeli ve 250 gram karbonhidrat içeren bir diyete verdikleri örnek ise şöyle:

“KAHVALTI
1/2 bardak portakal suyu
1/2 tabak mısır gevreği
4 yemek kaşığı yoğurt
1 bardak az yağlı süt
17 tane yeşil üzüm

ÖĞLE YEMEĞİ
2 dilim kepek ekmeği
3 parça haşlanmış hindi göğsü
Bir çay tabağı dilimlenmiş havuç
2-3 adet marul yaprağı
Bir çay tabağı dilimlenmiş salatalık

ARA ÖĞÜN
10 parça az yağlı kraker
Orta boy bir elma

AKŞAM YEMEĞİ
1/2 oranında kızartılmış piliç göğsü
Bir tutam haşlanmış brokoli
Yarım fincan domates sosu
Bir dilim kek.”

Devamını oku »

Konu Hakkındaki Gelen Aramalar:

kolay sindirim sistemi resmi,kolay sindirim sistemi,İNSAN VÜCUDUNDAKİ SİNDİRİM ORGANLARI,sindirim ile ilgili resim

Zeytinyağlı taze fasulye yaz sofralarında

Zeytinyağlı taze fasulye yaz sofralarında

Taze fasulye diyet yapanların vazgeçmemesi gereken bir sebzedir. 100 gram taze fasulyede sadece 31 kcal bulunur. Bu sebzede doymuş yağ asitleri yoktur ve vitaminler açısından çok zengindir.

Taze fasulye, sindirim sistemi ve metabolizmayı düzenleyen lifler açısından da bulunmaz bir sebzedir. Taze fasulyenin içeriğindeki maddeler bağırsak zarlarını koruyucu görev yapar ve kanser gibi istenmeyen hastalıkların oluşmasını önler. Lifler kolesterol seviyesini de düşürür.

Taze fasulyede hatırı sayılır miktarda A vitami bulunur. Ayrıca lutein, beta-karoten ve zeaksantin de ihtiva eder. Bu bileşikler oksijen kaynaklı zararlı maddelere karşı koruyucu görev üstlenir.

İçerisinde bulunan B-6 ve C vitamini ile enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirir. Demir, kalsiyum, magnezyum ve manganez ile de metabolizmayı hızlandırır. Potasyum içeren taze fasulye, hücre içi ve vücut sıvıları için çok önemlidir. Bu sayede kalp atışı ve tansiyonu dengeler.

Taze fasulyenin “taze” olduğunu anlamak oldukça kolaydır. Uzun, diri ancak kırılgan olmalıdır. Elinizle kırdığınızda “tık” sesi çıkarmalıdır.

Taze fasulye pişirirken havuç mutlaka ekleyin. Ayrıca besin değerini arttırmak için zeytinyağı kullanın.

Devamını oku »

Konu Hakkındaki Gelen Aramalar:

taz fasülye diyeti,fasülye taz,zeytin yagli taz fasülye

Sindirim – cildiniz sindirimin aynasıdır

Sindirim – cildiniz sindirimin aynasıdır

Düzenli sindirim, iyi hissetmenizi, hastalıklardan korunmanızı ve genç görünmenizi sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Sağlıklı beslenseniz bile, düzenli bir sindiriminiz olmadığı sürece besinler ve mineraller vücudunuz tarafından gerektiği gibi emilemez. Eski bir deyişle, “sadece yediklerinizden” değil, aynı zamanda neyi sindirdiğinizden ve emdiğinizden ibaretsinizdir. Beslenme, sindirim, emilim, ve bakteriyel dengeniz, gastrointestinal sisteminizin bütün vücudunuzun ve elbette ki cildinizin sağlığı için büyük önem taşımaktadır. Cildinizin dışarıdan iyi görünmesi için içeriden hiçbir şey yapmıyoruz. Ne yazık ki, çoğu insan ciddi problemlerle karşılaşana kadar gastrointestinal sistemine gereken önemi vermiyor.

Ancak cildin, mükemmel olması için ilk şart mükemmel bir sindirimdir. Daha önce de bahsettiğim gibi, besin uzmanlarına göre, pek çok kronik cilt hastalığının kökü sindirim sistemi bozukluklarına dayanıyor. Sindirim sisteminizi bir ağacın kökleri gibi düşünebilirsiniz: kökler güçlüyse ağaç da güçlüdür. Köklerde hastalık varsa ağaç da hastadır. Aynı şey sindirim sistemi için de geçerlidir. Ne kadar iyi işlerse o kadar sağlıklı ve güzel bir cildiniz olur.

Sindirim sisteminizin iyi çalışıp çalışmadığını nereden bileceksiniz? Bu semptomlar çok belirgin değildir, ancak sindirim sistemi bozukluklarının en belirgin göstergeleri aşağıdaki gibidir:
• midede yanma
• karın ağrıları
• şişkinlik
• bağırsaklarda gaz
• mide bulantısı
• kusma
kabızlık
• ishal
• gurultu (aç olmadığınız halde)
• yemek yedikten sonra yanma hissi
• bir şeyler yedikten sonra fazlasıyla tok hissetmek Bu belirtiler gıda alerjileriyle daha da artabilir.

İyi bir sindirimin ipuçları
• Sakinken yemek yiyin. Stresliyken ve aceleniz varken ya da sinirliyken sinir sisteminiz çok yoğun çalışır.
• Yemekle beraber sıvı tüketmekten kaçının; bu, sindirim sisteminizdeki sıvıların işlevlerini yerlerine getirememesine neden olur.
• Yemeğinize acı yeşillikler, içine limon sıkılmış bir miktar su ya da bir yemek kaşığı elma sirkesi ile başlayın. Bu, sindirim sisteminizdeki sıvıları harekete geçirecektir.
• Salyayla karışması için yemeğinizi yavaş yavaş çiğneyin. Sindirim ağızda başlar. Her Lokmanızı en az yirmi beş kez çiğneyin.
• Yalnızca %80 doyana kadar yiyin. Japonların “Hara hachi bu” diye, midenin onda sekizi dolana kadar yemek yemek anlamına gelen bir deyişleri vardır. Midenin dibinde biraz boşluk bırakın. Reseptörlerin midenizin ne kadar dolu olduğunu beyninize iletmesi yirmi dakika kadar sürecektir.

Yaşla beraber sindirim sisteminizdeki enzimlerin üretimi de azalmaya başlar. Bu da sindiriminizin zayıflamasına, besinlerin daha az emilmesine ve bağırsaklarda toksik maddelerin birikmesine neden olur. Sindirilmemiş gıda maddeleri ve metabolik atıklar çeşitli sağlık ve cilt problemlerine sebep olabilir.

Devamını oku »

Konu Hakkındaki Gelen Aramalar:

sindirim sistemi organları türkçe,sindirim,sindirim organları türkçe,sindirim resimleri

Anaflaksi: alerjik şok

Anaflaksi: alerjik şok

Tanım:
Alerjinin en korkulan, en ağır ve tehlikeli şekli olan anaflaksi, vücudun tümünü ilgilendiren yaygın alerjik reaksiyonlara bağlı olarak gelişir. Anaflaksi, alerjik şok ismiyle de bilinir; erken tanınıp acil olarak tedavi edilmediğinde kişiyi şok ya da ölüme kadar götürebilir. Gazetelerde okuduğumuz ‘Penisilin iğnesi yapıldı, yaşamını yitirdi’ veya ‘Arı sokmasından öldü…’ gibi olayların nedeni hep anaflaksidir. Ülkemizde her yıl ortalama olarak 100 kişinin anaflaksiden dolayı yaşamlarını yitirdikleri söylenebilir.

Anaflaksinin sebepleri:
Anaflaksiye sebep olabilen pek çok madde vardır:

İlaçlar (penisilin, sefalosporin ve diğer antibiyotikler; aspirin, ağrı kesici ve romatizma ilaçları, lokal anestezikler, röntgen çekilirken kullanılan kontrast maddeler…)

Serumlar ve aşılar
Kan ve kan ürünleri
Yiyecekler (Yumurta, süt, domates, fıstık, deniz ürünleri…)
Yiyeceklere konan katkı maddeleri
Bozulmayı önleyici maddeler (Sülfitler)
Renklendiriciler (Tartrazin)
Tat vericiler (Glutamat)
Fiziksel etkenler: Egzersiz, soğuk
Çeşitli maddeler: Lateks, sperm

Anaflaksinin belirtileri:
Anaflaksi, kişinin duyarlılığına ve alınan alerjenin miktarına göre değişik tablolara neden olur. Başta deri, alt ve üst solunum yolları, dolaşım ve sindirim sistemi olmak üzere pek çok organ sistemine ait belirtiler ortaya çıkar.
Anaflaksi, çok ani olarak ortaya çıkan bir durum olduğu için sadece doktorlar tarafından değil, herkesçe bilinmesi, tanınması ve ilk acil müdahalenin hemen yapılması, hastanın yaşamının kurtarılması bakımından çok önemlidir. Alerjenin alım yolu ve vücuda giriş hızı da anaflaksinin ağırlığını belirleyen önemli faktörlerdir. Mesela, penisilin iğnesi penisilin hapına göre çok daha ağır bir anaflaksiye yol açar!
Anaflaksi belirtileri, alerjenle karşılaşıldıktan hemen birkaç dakika sonra başlar, 15-20 dakikada zirveye çıkar ve 1 saat içinde de azalmaya yüz tutar. Anaflaksi, bazı kişilerde belirtiler tamamen kaybolduktan 8-24 saat sonra tekrarlayabilir. Bu nedenle, anaflaksi saptanan bir kişinin en azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir.

Anafaksinin gelişimi ve tehlike sinyalleri:
Anaflakside, solunum ve dolaşım sistemini ilgilendiren belirtiler ciddi bir krizin işaretleridir.
Solunum sistemi belirtileri: Burunla ilgili olarak kaşıntı, su gibi akıntı, hapşırma, burun tıkanıklığı… gibi belirtiler vardır. Ses tellerinin şişmesi (gırtlak ödemi), ses kısıklığı ve konuşma güçlüğü yaratabileceği gibi, bu darlığın çok fazla olması nefes alıp vermeyi güçleştirir, hatta tamamen imkansız kılar ve ölüme neden olur.
Bazı hastalarda ise astımlılarda olduğu gibi inatçı öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı gelişir.Dolaşım sistemi belirtileri: Çarpıntı, düzensiz ve hızlı kalp atışları, göğüs ağrısı, baş dönmesi.. vardır. Kan basıncının düşmeye başlaması ciddi bir anaflaksinin habercisidir. Yaşlı hastalar kalp krizi de geçirebilirler.
Sindirim sistemi belirtileri: Karında kramp tarzında ağrılar, bulantı, kusma, karında şişkinlik ve gerginlik, ishal ortaya çıkar.
Diğer belirtiler: Bu sistemlere ait belirtilerden başka birçok hastada, terleme, idrar kaçırma, baş ağrısı, şuur bozukluğu, halüsinasyon.. görülür.
Anaflakside ölüm: Anaflakside ölüm nedeni gırtlak ödemi veya inatçı tansiyon düşüklüğü veya kalp krizidir.

Anaflaksi tedavisi:
Anaflaksi çok acil bir durumdur. Kişiye hemen girişimde bulunulmadığı zaman kısa zamanda ölüme sebep olabilir. Bu sebeple, anaflaksi belirtileri saptanır saptanmaz bir taraftan en yakın doktor veya hastaneye ulaşılmaya çalışılırken, diğer taraftan yapılması gereken bazı işlemler vardır.

Alerjenin vücuda girdiği yer belli ise (Arı sokmasında olduğu gibi!), o bölgeye hemen turnike yapılarak zehirin kana karışması engellenir. Varsa, arının iğnesi çıkartılır.

Kişi sırtüstü yatırılır ve bacakları yukarı kaldırılır. Bu sayede beyin ve kalp gibi önemli organlara daha fazla kan gitmesi sağlanır.

Hasta sıcak tutulur.
Mümkünse oksijen verilir.
Anaflakside yaşam kurtarıcı ilaç ADRENALİN’dir. 1:1000’lik adrenalin, 0,3-0,5 ml dozunda 20 dakika arayla cilt altına zerk edilir.

Anaflaksi tedavisinde yararlanılan diğer ilaçlar kortizon ve antihistaminikler’dir. Astım krizi belirtileri olan hastalara bronş spazmını azaltan nefes açıcı ilaçlar da verilmelidir.

Kan basıncı düşük olan hastalara hem kan basıncını yükselten ilaçlar (vazopressörler) hem de damar yoluyla sıvı uygulanır.

Gırtlak ödemi nedeniyle asfiksi (boğulma) belirtileri gösteren hastalara nefes alabilmeleri için acil trakeostomi (ana nefes borusuna dışarıdan delik açılması) gerekir.

Anaflaksiden korunma:
Daha önce anaflaksi geçirmiş olanlar, durumlarını bildiren bir kart veya künye taşımalıdırlar.

Anaflaksi nedeniyle ölüm tehlikesi atlatanların yanlarında sürekli olarak adrenalin bulundurmaları gerekir. Bu kişilere adrenalini hangi durumda, nasıl uygulayacakları da öğretilmelidir.

Anaflaksiye neden olan etkenlerden (ilaç, yiyecek…) uzak kalınmalıdır.
Anaflaksi tanımlayan hastalara iğne şeklindeki ilaçlardan çok hap veya şurup verilmelidir.
Anaflaksi tanımlayan hastalara ß-bloker sınıfı ilaçlar verilmemelidir.
En azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir.

Devamını oku »

Konu Hakkındaki Gelen Aramalar:

astımburonjitin belirtileri,dogtas innovia köşe kullananlar,İŞTAH KAPATAN BİTKİ ÇAYLARI ariariari,kör arı sokmasında yapılması gerekenler

Yemekten sonra bu 7 şeyi yapmamaya gayret edin

Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre, yemeğin hemen ardından yakılan tek bir sigara, 10 sigara içmeye eşdeğer sayılıyor. Devamını oku »

Konu Hakkındaki Gelen Aramalar:

hipertiroidi olanlar kabizlik yasarmi

Yemekten sonra bu 7 şeyi yapmayın

Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre, yemeğin hemen ardından yakılan tek bir sigara, 10 sigara içmeye eşdeğer sayılıyor. Devamını oku »

Sayfa 1